Çocukluğun masum günlerine dönüş bileti: Çarşamba Çikolataları

Bir çocuk yüreği, dedesinin her çarşamba getirdiği çikolatalarla büyüyor. Büyümek çok kolay bir işmiş gibi hayatın acı tatlı sürprizleri de her yola seriliyor.

Aslı Kocaeli’nin içsesinden doğan Çarşamba Çikolataları, altı yaşındaki Aslı’nın yaşamına konuk ediyor bizleri. Çocukluk, ilk gençlik yıları… Nostalji ile harmanlanmış bir hikâye. İnsan ne zaman gerçekten büyümüş oluyor? Haydi o günlere birlikte dönelim...
 

  • “Çocukların mutluluk depolarını dolduran şey ailelerinin onlara olan sevgisidir. Çocuk olduğun için depon da küçük. Sürekli yenilenmek istiyor. Bir bakışla, bir sözle, bir sarılışla, yanında olmakla… Durup dururken annene sarılmak gelir ya içinden... Hah işte o, depon boşalmak üzere olduğu içindir. Bir sarılırsın dolar yeniden. Ben de o depomu çarşamba çikolatalarımla dolduruyorum az da olsa.”

 

  • “Bir durumla ilgili hiçbir şey yapamamaktansa yapılacak bir şeylerin olduğunu bilmek beni hep daha güvende hissettiriyor.”

 

  • “Her yara izinin bir hikâyesi vardır. Tüm yara izleri de o hikâyeleri anlatma hakkı verir sahibine. İz bırakacak kadar acıtmışlardır çünkü. İz bırakarak da unutulmaz olmuşlardır. Bu yüzden iki insan yara izlerinin hikâyelerini dinlerken daha iyi tanır birbirini. Çünkü yara izleri kolaylaştırır hem sevmeyi hem de affetmeyi.”

 

  • “İnsan kendine ait sandığı endişelerin kökünü eşelerse aslında onların tohumlarını kendisinin ekmediğini görür.”

 

  • “İnsan manzaraya kendi evinden bakmıyorsa dünyanın en güzel manzarasını görmesinin de bir anlamı olmuyor.”

 

  • “Değişim kafadan başlar. Zaten sarıdan siyaha çevirdiğim saçlarımdan mı bilinmez aklıma durmadan daha da kara şeyler geliyor. Belki de pembeye boyarsam daha makul düşünceler gelir; daha tatlı, daha pozitif. Aynaya baktığımda pembe bir kafam olması bile yeterli olur belki…”


Hibya Haber Ajansı

Okunma