Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-01-23 08:49:02

Gümüş ve platin, tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı

A1 Capital'in değerlendirmesinde, Türkiye Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında, politika faiz indirimlerine devam ederek faiz oranını piyasanın 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında 100 baz puan düşürerek yüzde 37'ye indirdiği hatılatıldı. Buna paralel olarak, gecelik borç verme faiz oranının yüzde 41'den yüzde 40'a, gecelik borçlanma faiz oranının ise yüzde 36'dan yüzde 35,5'e düşürüldüğü belirtilirken şunlar kaydedildi:

"Bir süredir Başkan Karahan Ocak ve Şubat aylarındaki TÜFE'de yukarı yönlü riskler konusunda uyarıda bulunmuş; bu risklerin başlıca nedeninin yaklaşan Ramazan etkisi nedeniyle gıda fiyatlarındaki artış olduğu belirtilmişti. Metin biraz şahin ve gevşeme döngüsü de piyasaların fiyatlandırdığından daha temkinli olabileceği mesajını içeriyor.

Aralık ayında enflasyonun temel eğilimi gerilemişti. Öncü göstergeler, gıda fiyatlarının etkisiyle Ocak ayında aylık tüketici enflasyonunda bir artışa işaret ederken, temel eğilimdeki artış sınırlı kalıyormuş. İç talebin güçlenmesi ve mevsimsel fiyat baskılarından kaynaklanan enflasyon risklerini vurgulamaya devam ediyor( konut ve araba satışları). Politika görünümüne ilişkin olarak, banka makro ihtiyati çerçeveyi değiştirmeyeceğini ima etti, enflasyonun düşürülmesini desteklemek için sıkı para politikası duruşunu sürdürme taahhüdünü yineledi ve bunu "ara hedefler doğrultusunda" yapacağını ve "enflasyon görünümünde ara hedeflerden önemli bir sapma olması durumunda" sıkılaştırma uygulayacağını ekledi. Gelecekteki faiz kararlarının veriye dayalı ve toplantıdan toplantıya belirleneceğini yeniden vurgularken, banka yakın vadeli faiz planları konusunda net bir açıklama yapmadı.

Ocak enflasyon verisi ve TÜFE sepetinin ağırlıklandırma değişikliklerini gördükten sonra 2026 enflasyon tahminimizi güncelleyeceğim, TCMB’nin de kısa vadede indirim miktarlarının 100-150 baz puan aralığında kalacağını düşünmekteyim. TCMB’de zaten hızdan ziyade Güvenliği ön planda tutmaya devam ediyor.

Şimdi dünkü karar ve metinden aldığımız temel sinyal: bir veya iki yüksek TÜFE verisinin gevşeme döngüsünü rayından çıkarmayacağı, ancak hızını yavaşlatacağıdır. Ocak ayı enflasyon beklentimiz TÜFE’de yüzde 3,76’dı ama dünden sonra Ocak verisi yüzde 4.1 açıklansa bile tek başına politika tepki fonksiyonunu değiştirmeyecektir, faiz indirimlerinin daha temkinli olmasına neden olacaktır.

Karar: politika faiz oranları reel anlamda hala kısıtlayıcı ve beklentileri sabitleyici gibi olması piyasa algısı açısından kontrollü, kademeli bir değer kaybı yolunu desteklenmesi ile TL'yi marjinal olarak destekleyecektir. Faiz indirimlerinin devam edeceğine yönelik beklentiler ve geçici enflasyon dalgalanmalarının dikkate alınacağını ama göz ardı da edilebileceğine yönelik beklentilerde tahvil bono fırsat sunmaya devam ediyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Aralık ayındaki toplantısında faiz oranlarını sabit tutmuş ve bundan sonra ne olabileceğine dair hiçbir ipucu da vermemişti. Dün açıklanan toplantı tutanaklarında; Temel senaryoya ilişkin tartışmada Euro bölgesi ekonomisinin beklenmedik gücü açıkça vurgulanmış olsa da, "ekonomik dayanıklılığın ekonomik dinamizm anlamına gelmediği" ileri sürülmüş - Özel Tüketim genişliyor olsa da henüz güçlü bir ivme kazanmamış ve toparlanmanın belirleyici motoru olması pek olası görünmüyor - Avrupa Merkez Bankası üyeleri enflasyonun yukarı ve aşağı yönlü riskleri hakkında farklı görüşler ortaya koymuşlar - Avrupa'nın jeopolitik rolü konusunda açıkça endişeli olan banka yapısal reformların eksikliğinden duyduğu kaygıyı sürdürmüş ve "Avrupa, küresel ölçekte anlamlı ve bağımsız bir rol üstlenmek için bilinçli ve stratejik bir seçim yapmalıdır" demiş ki şaşırtıcı değil bu cümleyi Lagarde’dan çok duyduk.

Sonuç olarak da Avrupa Merkez Bankası kendini “iyi bir yerde” görüyor ve iyi bir yerde olduğunuzda, ayrılmak için hiçbir neden varmıdır? ECB ekonominin potansiyel büyüme oranına yakın bir seviyede büyümesi ve enflasyonun hedef seviyesine yakın bir yerde sabitlenmesi bekleniyor. Ve bu senen ECB'yi tekrar harekete geçmeye zorlamak için güçlü pozitif veya negatif sürprizlere ihtiyaç duyulacak gibi duruyor.

AB liderleri dün akşam Brüksel'de düzenlenen acil zirvede ABD Başkanı Trump'ın Grönland konusundaki tutum değişikliğinden rahat bir nefes alırken, Trump'ın kendilerini tekrar tehdit etmesi halinde harekete geçmeye hazır oldukları konusunda da uyarıda bulundular.

ABD Başkanı Trump, NATO ile yaptığı anlaşmayla Grönland'a ABD'nin tam ve kalıcı erişimini sağladığını söylerken NATO Başkanı ise müttefiklerin Rusya ve Çin'den gelen tehditleri savuşturmak için Arktik güvenliğine olan bağlılıklarını artırmaları gerektiğini belirtti.

Çerçeve anlaşması haberi, Trump'ın Avrupa'ya yönelik gümrük vergisi tehditlerinden geri adım atması ve Grönland'ı zorla alma olasılığını reddetmesiyle aynı zamana denk geldi ve bu da son on yılların en büyük transatlantik kopuşuna dönüşmek üzere olan gerilimde bir nebze olsun rahatlama sağladı. Trump'ın geri adımı, Avrupa piyasalarında bir toparlanmaya ve Wall Street'in ana endekslerinin rekor seviyelere doğru dönmesine yol açtı, ancak aynı zamanda transatlantik ilişkilere ve iş dünyasının güvenine ne kadar zarar verildiği konusunda da soruları gündeme getirdi. Anlaşmanın detayları belirsizdi ve Danimarka, adanın üzerindeki egemenliğinin tartışma konusu olmadığını ısrarla belirtti.

Rusya, Cuma günü Abu Dabi'de ABD ve Ukrayna ile güvenlik görüşmeleri yapacağını açıkladı, ancak Devlet Başkanı Vladimir Putin ile üç ABD temsilcisi arasında gece geç saatlerde yapılan görüşmenin ardından, toprak sorunları çözülmedikçe kalıcı bir barışın mümkün olmayacağı uyarısında bulundu. Kremlin danışmanı Yuri Ushakov gazetecilere yaptığı açıklamada, gece yarısından kısa bir süre önce başlayan ve yaklaşık dört saat süren görüşmelerin "özlü, yapıcı ve çok samimi" geçtiğini söyledi. Rus Amiral Igor Kostyukov'un üçlü güvenlik görüşmelerinde Moskova heyetine başkanlık edeceğini, yatırım elçisi Dmitriev'in ise Başkan Trump'ın elçisi Witkoff ile ekonomik konular üzerine ayrı bir görüşme yapacağını söyledi.

Ancak Ushakov, atılacak sonraki adımları özetlerken, büyük bir atılımdan bahsetmekten kaçındı. "En önemlisi, başkanımız ile Amerikalılar arasındaki bu görüşmelerde, Anchorage'da üzerinde anlaşılan formüle göre toprak sorununun çözülmemesi halinde uzun vadeli bir çözüme ulaşılmasının mümkün olmadığı tekrar tekrar vurgulandı," dedi ve geçen yıl Alaska'da yapılan Trump-Putin zirvesine atıfta bulundu.

Japonya Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda, kısa vadeli faiz oranlarını 8'e 1 oyla yüzde 0,75'te sabit tuttu ve ekonomik ve enflasyon tahminlerini yükselterek, hala düşük olan borçlanma maliyetlerini artırmaya devam etmeye hazır olduğunun sinyalini verdi.

Jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle ABD varlıklarına olan güvenin azalmasıyla altın Cuma günü bir rekor daha kırdı, gümüş ve platin de tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşarak kazançlarını artırdı. Spot altın, gün içinde 4.966 dolarlık rekor seviyeye ulaştıktan sonra ons başına 4.951 dolardan işlem görerek yüzde 0,3'lük bir artış kaydetti. Şubat teslimatlı ABD altın vadeli işlemleri ons başına 4.952 dolara yükselerek yüzde 0,8 artış gösterdi. Spot gümüşün fiyatı, daha önce 99,20 dolarlık rekor seviyeye ulaştıktan sonra yüzde 2,6 artarak ons başına 98,71 dolara yükseldi. Gümüşün temelinde yatan hikaye, gümüşün altına kıyasla üstün performansı ve endüstriyel uygulamalarıyla ilgilidir.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 haberebakhabere.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.