Analizde, Federal Rezerv tarafından yayımlanan rapora göre, İran ile devam eden savaşın işletmeler üzerinde maliyet baskısı yarattığı ve yatırım ile işe alım planlarını belirsizliğe sürüklediği ifade edildi. Genel ekonomik faaliyetin birçok bölgede hafif ila orta ölçekli artış gösterdiği, ancak New York ve Boston gibi bazı bölgelerde düşüş yaşandığı kaydedildi.
Raporda, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı çektiği ve bunun nakliye, lojistik, plastik ve gübre gibi petrol bazlı sektörlerde maliyet artışına neden olduğu belirtildi. Ayrıca gümrük vergileri nedeniyle çelik ve alüminyum fiyatlarında da baskının sürdüğü ifade edildi. İşletmelerin artan maliyetleri dengelemek amacıyla fiyat artışlarına ve ek ücretlere yöneldiği, özellikle Dallas ve Philadelphia bölgelerinde perakendecilerin yüksek akaryakıt fiyatlarını tüketiciye yansıtmayı planladıkları aktarıldı.
Bültende, şirketlerin temkinli duruşlarını koruduğu ve kalıcı istihdam yerine geçici ve sözleşmeli çalışanlara yöneldiği ifade edilirken, yapay zeka kaynaklı verimlilik artışlarının bazı firmalarda işe alım süreçlerini yavaşlattığı veya ertelettiği kaydedildi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı açıklamalara da yer verilen bültende, İran ile devam eden savaşın sona ermeye yakın olduğu ve müzakerelerin yeniden başlamasının beklendiği ifade edildi. Washington yönetiminin İran’ın askeri kapasitesinin önemli ölçüde zayıflatıldığını vurguladığı, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ise müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini ancak sürecin İran’ın atacağı adımlara bağlı olduğunu dile getirdiği aktarıldı.
Makroekonomik veri tarafında ise, New York Fed tarafından yayımlanan Nisan 2026 Empire State İmalat Anketi’nin, bölgede imalat faaliyetlerinde ılımlı bir büyümeye işaret ettiği belirtildi. Genel iş koşulları endeksindeki yükselişle birlikte yeni siparişler ve sevkiyatların 2023’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştığı ifade edildi. Ankette, istihdam ve çalışma saatlerindeki artışın iş gücü piyasasında güçlenmeye işaret ettiği, buna karşın girdi fiyatlarındaki sert yükselişin maliyet baskılarının arttığını ortaya koyduğu kaydedildi. Ayrıca tedarik zincirindeki aksaklıkların sürdüğü ve geleceğe yönelik iyimserliğin bir miktar zayıfladığı ifade edilirken, firmaların büyüme beklentilerini korumalarına rağmen daha temkinli bir görünüm sergiledikleri vurgulandı.