A1 Capital’in günlük analizinde, ABD ile İran arasında son dönemde yeniden tırmanan karşılıklı saldırıların enerji arzına ilişkin endişeleri artırdığı belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin artık yalnızca jeopolitik bir başlık değil, enerji fiyatları ve enflasyon beklentileri açısından da yakından izlendiği ifade edildi. Analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile varılan geçici anlaşmanın sona erdiğini ve yeni saldırıların gündeme gelebileceğini açıklamasının petrol ve küresel piyasalarda dalgalanmaya neden olduğu aktarıldı.
Analizde, Fed’in son toplantı tutanaklarının enflasyona yönelik kaygıların arttığına işaret ettiği belirtilerek, politika faizinin sabit tutulmasına rağmen bazı üyelerin ilave faiz artışına daha açık bir yaklaşım sergilediği kaydedildi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin Fed’in para politikasında daha sıkı bir duruşa yönelmesine neden olabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) temmuz ayı Dünya Ekonomik Görünüm güncellemesine de yer verilen analizde, küresel büyüme tahmininin 2026 yılı için aşağı yönlü revize edildiği, 2027 yılı beklentisinin ise yükseltildiği belirtildi. Analizde, enerji maliyetlerinin kısa vadede büyümeyi baskıladığı, buna karşın yapay zeka yatırımlarının özellikle ABD ve Asya ekonomilerini desteklediği ifade edilirken, IMF’nin küresel dezenflasyon sürecinin durduğu ve enerji fiyatları nedeniyle enflasyon görünümünün yeniden bozulduğu görüşünü paylaştığı aktarıldı.
Analizde, IMF’nin Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini düşürürken 2027 beklentisini sınırlı şekilde yukarı yönlü revize ettiği belirtilerek, bu değişiklikte iç talepte yavaşlama, yüksek enerji maliyetleri ve sıkı finansal koşulların etkili olduğu ifade edildi. Bu görünümün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının dezenflasyon programının büyüme üzerindeki yavaşlatıcı etkisinin uluslararası kuruluşlar tarafından da öngörüldüğüne işaret ettiği değerlendirildi.
A1 Capital analizinde ayrıca, önce MSCI’ın ardından S&P Dow Jones Indices’in Türkiye piyasasına ilişkin yaptığı değerlendirmelerin uluslararası yatırımcı algısı açısından önem taşıdığı vurgulandı. SP’nin Türkiye’yi izleme listesine almasının piyasa erişilebilirliği, hisse sahipliği şeffaflığı ve düzenleyici uygulamalara ilişkin soru işaretlerini gündeme taşıdığı belirtilen analizde, mevcut aşamada herhangi bir endeks değişikliği bulunmasa da önümüzdeki bir yıllık sürecin kritik olduğu kaydedildi.
Analizde, olası bir endeks değişikliğinin pasif fon çıkışlarına neden olabileceği, aktif yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk algısını artırabileceği ve Borsa İstanbul’daki iskonto görünümünün uzun süre devam etmesine yol açabileceği ifade edildi. Değerlendirmede, uluslararası sermaye girişlerinin kalıcı şekilde güçlenmesi için makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin yanı sıra piyasa altyapısı, kurumsal yönetişim ve yatırımcı güveninin de belirleyici olacağı vurgulandı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 haberebakhabere.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.