Yol koşulları, sürüş alışkanlıkları ve yanlış lastik basıncı lastik ömrünü doğrudan etkiliyor
Türkiye’de sürücülerin karşılaştığı değişken yol koşulları, yoğun şehir içi trafik ve yanlış lastik basıncı uygulamaları lastiklerin kullanım ömrünü doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle düzenli olarak kontrol edilmeyen hava basıncı, lastiklerde düzensiz aşınmaya neden olurken performans ve dayanıklılığı da olumsuz etkileyebiliyor. AKO Grup, doğru lastik kullanımının ve periyodik bakım alışkanlıklarının hem sürüş güvenliği hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.
Lastikler, araçla yol arasındaki tek temas noktası olması nedeniyle sürüş güvenliğinin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Ancak lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim teknolojisiyle değil; yol koşulları, sürüş alışkanlıkları, iklim şartları ve periyodik bakımlarla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Yanlış hava basıncı uygulamaları lastiklerin yıpranma sürecini hızlandırabiliyor. Uzmanlar, lastik hava basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi, araç üreticisinin önerdiği değerlere uyulması, rotasyon ve balans uygulamalarının aksatılmaması ile agresif sürüş alışkanlıklarından kaçınılmasının lastik ömrünü uzatmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Düzenli bakım uygulamaları sayesinde lastiklerin performansı korunurken, sürüş güvenliği ve yakıt verimliliğine de katkı sağlanabiliyor.

“Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi gerekiyor "
AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "AKO Grup olarak Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kullanıcı deneyimlerini ve lastik performanslarını yakından takip ediyoruz. Gözlemlerimiz, Türkiye'de lastiklerin Avrupa ortalamasına kıyasla daha zorlu yol ve kullanım koşullarına maruz kaldığını gösteriyor. Sürücülerimizin yalnızca lastik diş derinliğine odaklanmaması gerekiyor. Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi, 10 yılı aşan lastiklerin ise mutlaka değiştirilmesi sürüş güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Günümüzde lastik teknolojileri sürekli gelişirken, bu teknolojilerden maksimum fayda sağlanabilmesi için doğru kullanım alışkanlıklarının da aynı ölçüde önem taşıdığına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yol koşulları lastiğin ömrünü doğrudan etkiliyor
Lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim kalitesiyle değil, karşılaştığı yol şartlarıyla da yakından ilişkili. Çukur, kasis, bozuk asfalt ve düzensiz yol yüzeyleri lastik karkasında görünmeyen deformasyonlara neden olabiliyor. Özellikle şehir içi kullanımda sık karşılaşılan bu darbeler, zaman içinde hem sürüş konforunu hem de lastiğin dayanıklılığını olumsuz etkiliyor.
Yol yüzeyindeki bozulmaların yoğun olduğu bölgelerde lastiklerin daha hızlı aşınması, sürücüler için bakım ve yenileme maliyetlerini de artırıyor.
Sürüş alışkanlıkları lastiğin kaderini belirliyor
Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hızda viraj alma gibi agresif sürüş davranışları, lastik sırtında düzensiz aşınmalara neden oluyor. Özellikle yoğun trafikte sık tekrarlanan dur-kalk hareketleri, lastiğin çalışma sıcaklığını artırarak aşınma hızını yükseltiyor. Buna karşın dengeli sürüş alışkanlıkları, düzenli rotasyon ve periyodik kontroller lastiklerin kullanım süresini önemli ölçüde uzatabiliyor. Kullanım koşullarına bağlı olarak zamanla yaşlanan lastiklerin, belirli aralıklarla uzman kontrolünden geçirilmesi güvenli sürüş açısından büyük önem taşıyor.
En büyük risklerden biri: Yanlış lastik basıncı
Lastik ömrünü kısaltan en önemli nedenlerden biri ise yanlış hava basıncı kullanımı olarak öne çıkıyor. Araç üreticisinin önerdiği değerlerin altında kullanılan lastikler, yol ile temas sırasında daha fazla esniyor ve özellikle yanak bölgelerinde aşırı yük oluşmasına neden oluyor. Bu durum zamanla düzensiz aşınmaları artırırken, lastiğin yapısal dayanıklılığını da olumsuz etkileyebiliyor.
Düşük hava basıncıyla kullanılan lastiklerde yanak bölgesinde meydana gelen sürekli esneme ve ısınma, lastiğin ömrünü kısaltabildiği gibi sürüş performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Aynı zamanda yuvarlanma direncinin artmasına bağlı olarak yakıt tüketimi de yükselebiliyor.
Öte yandan yüksek hava basıncı da lastiğin orta bölümünde düzensiz aşınmaya yol açabiliyor. Sonuç olarak önerilen değerlerin altında ya da üstünde kullanılan lastikler hem daha hızlı yıpranıyor hem de sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 haberebakhabere.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.