Ticaret Bakanı Bolat, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen TercihFest Zirve Oturumu’nda üniversite tercih sürecindeki öğrencilerle bir araya geldi.
Konuşmasına gençlerin programa gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Bolat, öğrencilerin farklı alanlarda uzman isimlerin tecrübelerinden yararlanmasının önemli olduğunu söyledi.
Bolat, geçmişte Diyanet Vakfı, Darülfünun İlahiyat Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı gibi çeşitli sosyal kuruluşlarda görev aldığını belirterek, bu çalışmalarındaki temel motivasyonun “insanların en hayırlısının başkalarına faydalı olan kişi olduğu” anlayışı olduğunu ifade etti.
TercihFest programının öğrencilere farklı alanlarda deneyim kazanmış kişileri dinleme fırsatı sunduğunu belirten Bolat, “Akademisyenlikten iş hayatına, iletişim dünyasından sivil toplum dünyasına, İslami eğitimden siyaset ve bürokrasi geleneğine, medya dünyasına kadar birçok değerli konuşmacıyı dinlediniz.” dedi.
Tecrübe paylaşımının önemine dikkat çeken Bolat, gençlerin hayat yolculuğunda iki farklı yöntem bulunduğunu söyledi.
Bolat, “Ya ben kimseyi dinlemem, düşe kalka her şeyi kendim tecrübe ederek öğreneceğim demek var. Bu da bir yol ama biraz riskli bir yol, çok zaman kaybettirebilir. Bir de kendisine ve kuruluş ya da şahıs olarak inandığınız kişilerin tecrübelerinden istifade ederek çizeceğiniz bir yol var.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin eğitim alanındaki gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, bir ülkenin kalkınmasında insan kaynağının belirleyici olduğunu vurguladı.
Bolat, “Bir ülke için en kıymetli sermaye beşeri sermayedir. Beşeri sermaye ne demek? İnsan demek. Aklı başında, çalışkan, donanımlı, becerileri olan, kabiliyeti olan iyi yetişmiş insanların topluluğu.” diye konuştu.
Dünyada beşeri sermayesi güçlü olan ülkelerin gelişmiş ülkeler olduğunu ifade eden Bolat, “Dünyada hiçbir ülke yoktur ki beşeri sermayesi güçlü olup da gelişmemiş bir ülke olsun. Ama beşeri sermayesi az olup da gelişmiş ülke de yoktur.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, gençlerin bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmelerinin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Kendi üniversite döneminden örnekler veren Bolat, 1980 yılında üniversite sınavına girdiğini ve o dönemde yükseköğretime erişim imkanlarının bugüne göre sınırlı olduğunu anlattı.
Bolat, Bakırköy Ticaret Lisesi mezunu olduğunu, sınavda yüksek bir puan almasına rağmen İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni tercih ettiğini belirtti.
Okuduğu dönemde üniversite binalarının bugünkü kampüs imkanlarından çok farklı olduğunu ifade eden Bolat, “Okuduğumuz bina Beyazıt’ta altı katlı bir iş hanıydı. Bildiğiniz iş hanı, düz apartman gibiydi.” dedi.
Bugünkü öğrencilerin daha gelişmiş eğitim ortamlarına sahip olduğunu söyleyen Bolat, “Bugün sizler gerçekten çok şanslı ve kısmetlisiniz. Mükemmel kampüslerde eğitim alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de son 23 yılda eğitim alanında önemli yatırımlar yapıldığını dile getiren Bolat, devlet ve vakıf üniversitelerinin toplam sayısının yaklaşık 210’a ulaştığını söyledi.
Bolat, Türkiye’de yaklaşık 8 milyon üniversite öğrencisi bulunduğunu, lise düzeyinde ise 17,5 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti.
Eğitime ayrılan kaynaklara ilişkin değerlendirmede bulunan Bolat, devlet bütçesinden eğitime önemli pay ayrıldığını ifade ederek, “Çocuklarımız iyi yetişsin, gençlerimiz donanımlı olsunlar diye eğitim alanına büyük önem veriliyor.” dedi.
Sağlık alanındaki yatırımlara da değinen Bolat, şehir hastaneleri, yenilenen sağlık tesisleri ve artan kapasiteyle sağlık hizmetlerinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.
Öğrenci yurtları konusunda da açıklamalarda bulunan Bolat, geçmişte sınırlı olan yurt kapasitesinin artırıldığını belirterek, bugün yaklaşık 1 milyon kişilik devlet yurdu kapasitesine ulaşıldığını ifade etti.
Konuşmasında dijitalleşmenin etkilerine de değinen Bolat, iletişimden yönetime, kamuoyu oluşumundan bilgiye erişime kadar birçok alanın dijital platformlara taşındığını söyledi.
Dijital dünyanın hayatı hızlandırdığını belirten Bolat, bu hızın zaman algısını da değiştirdiğini ifade etti.
Bolat, “Dijital hayatı hızlandırdı, kolaylaştırdı fakat hayatı öylesine hızlandırdı ki artık bir yıl deyince sanki bir ay, bir ay deyince bir hafta, bir hafta deyince bir gün gibi hissediyoruz.” dedi.
Dijital araçların bilinçli kullanılması gerektiğini vurgulayan Bolat, “Dijitali mutlaka öğrenmek ve hayatta uygulamak önemli bir şey ama dijitalin kölesi olmamak lazım.” ifadelerini kullandı.
Dijital ortamda bilgi kirliliğine dikkat çeken Bolat, yanlış ve doğrulanmamış bilgilerin hızla yayılabildiğini belirterek, gençlerin bilgiyi sorgulama ve doğru kaynaklardan yararlanma becerisi kazanmasının önemine işaret etti.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 haberebakhabere.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.